Kanda akyuvar sayısının artmasıyla oluşan lösemiler, kan kanserlerinin bir bölümünü oluşturur. Bu nedenle günümüzde kan dolaşımında olgunlaşmamış ve tipik akyuvarların sayıca çok ya da az olmasına göre lösemik kan kanseri ya da alösemik kan kanseri ayrımı yapılmaktadır.
Beyaz ırkta, uzaktdoğu ve afrika kökenlilere göre 2 kat daha sık rastlanır. 10 yaş altı ve 50 yaş üstü insanlar hastalığa en sık rastlanan yaş gruplarını oluştururlar.
Bütün lösemi türleri arasında kötü gidişli akut tipler, diğerlerinden daha sık görülür ve erkeklerde kadınlara oranla daha sık rastlanır.Uzun süreli benzol etkisinde kalmak ve radyasyon maruziyeti, hastalığın sebepleri arasında görülür. Lösemiler genel olarak akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Bu biçimlerde etkilenen hücrenin tipine göre miyeloit ve lenfositer olarak kendi içinde ikiye ayrılır. Hücre tipine göre yapılan busınıflandırma özellikle hastalığın akut biçimlerinde daha ender olarak öteki hücre tipleri de etkilenebilir.
Halk arasında kan kanseri denilir. Kandaki alyuvarların aşırı derecede çoğalması sonucu meydana gelir. Kan yapıcı dokuları etkileyen ve kandaki akyuvarların aşırı derecede artmasına neden olan kötü huylu hastalık.
Akut lösemilerin ilk belirtileri kansızlık, ateş, kanama ve lenf düğümlerinde şişmedir. Hastaların çoğunda tam iyileşme sağlanarak, kandaki kötü huylu, hücrelerin tümü yok edilebilir; vakaların yarıdan çoğunda hastalık beş yıl boyunca yeniden ortaya çıkmaz.
Buna karşın öbür lösemi türlerinde tedavi genellikle olumlu sonuç vermez. Kronik lenfositik lösemi öncelikle yaşlılarda görülür ve kimi zaman yıllarca belirti vermez. Son yıllarda uygulanan kemik iliği nakilleri başarılı sonuçlar vermekte ve hastalar iyileşmektedirler.



